|
Proje Ankara Üniversitesi Cebeci yerleşkesi
içinde şu anki çocuk hastanesinin bulunduğu alanda, bir bloğun strüktürü
dışında verilen alandaki diğer binalar yok sayılarak ortaya çıkan
bir arazi üzerine tasarlanmıştır. Proje genel olarak hastanenin
kullanıcıları, çocuklar, göz önüne alınarak tasarlanmıştır. Tasarımın
karar aşamasında alışılmış hastane kimliğinden uzaklık, çocukların
dinamizmine ayak uydurabilme, hastaların dış hayat özlemlerini ve
yalnızlık hislerini giderme ve çocukların hayat sevincini ve hayal
güçlerini koruyabilme konuları üstünde yoğunlaşılmıştır.
Dinamizm ve çocuk
(mega-strüktür/ üçboyutlu grid)
Proje, var olan dikdörtgen beton strüktüre bağlı gelişen bir mega-strüktür
önermektedir. Mega-strüktür ile bilinen grid planlamayı üçüncü boyuta
çıkarmak amaçlanmıştır. Üçboyutlu bir grid sisteminin parçaları
doluluk ve boşluklar olarak mimariye yansımış, bu sayede mekânların
planlanmasında çeşitliliğin ve dinamizmin yakalanması açısından
büyük bir avantaj sağlanmıştır.
Genel kurguya göre dolaşım arterlerine takılıp çıkartılabilinen
mekânlar anlayışı bu denli karmaşık ve büyük bir programın problematiklerine
kolaylıkla cevap verebilmiştir.
Renk ve çocuk
Projede, iç mekânlarla dış dünya arasındaki ilişkiyi koparmamak
için şeffaf bir kabuk önerilmiştir. Kabukta yer verilen renkler
çocukların renkli dünyası göz önüne alınarak düşünülmüştür. Gün
ışığının hareketi ile iç mekânların duvarlarına düşen renklerin
gün içinde değişmesi binanın hareketini bir başka açıdan daha desteklemiştir.
Dış hayat ve çocuk
Ankara'nın iklim koşulları ve programın büyüklüğü göz önüne alınarak
dış mekân yaratmak yerine dış mekânı iç mekâna taşımak tercih edilmiştir.
Bina içerisinde kullanılan yeşil alanlar ile binanın içinin dış
dünya olarak algılanması hedeflenmiştir.
İletişim ve çocuk
Çocukların tedavileri süresince hissedebilecekleri olası yalnızlık
hissine karşın bekleme alanları ve oyun alanları balkon olarak tasarlanmış
böylece hastalar arasında güçlü bir görsel iletişim sağlanmıştır.
|