1.Ödül
İstinye'de Modern Sanatlar Müzesi
Dicle HÖKENEK
| Proje
Raporu |
Tasarım alanı, İstanbul Boğazı'nın
topografik olarak bir iç tanımlayan bir parçasıdır. TEM ve E-5 çevreyolları
ile Maslak, Etiler, Levent gibi kentin önemli çekim alanlarına bağlantılıdır.
Alan; küçük sanayi ve ticaretin yanında büyük site, alışveriş merkezi
konsolosluk gibi farklı ölçek ve programlara sahip yapılarla çevrelenmektedir.
Alan, dinlenme, toplu deniz ulaşımı ve tekne barınağı programları
bağlamında kamuya açık olmasına rağmen, programların düzenlenmesindeki
kopukluk ve içeriksizlik, kentlinin gündelik yaşamı açısından alanın
bütünselliğini ve deniz ile kara arasındaki ilişkinin gücünü neredeyse
yok etmektedir. Deniz-kara ilişkisinin kentsel bir problem olarak
yeniden kurgulanması amacıyla iskeleden Emirgan'a kadar eski İstinye
Tersanesi'ni de kapsayan kent parçası tasarım alanı olarak belirlenmiştir.
İstinye, bağladığı noktaların gücü, kamusal hafızadaki yeri ve çok
programlı/zamanlı yapısıyla İstanbul'un en önemli çekim alanlarından
biri olma potansiyeline sahip olmasına karşın, bir yandan gecekondulaşmış
tekinsiz bir çöküntü alanı haline gelmiş, diğer yandan kamuya kapalı
siteler ile parsellenen bir spekülasyon nesnesine dönüşmüştür. Gerçekleştirilecek
müze tasarımı, İstanbulluların "varoluş" yolculuklarını
destekleyecek bir "karşılaşma aralığı" olarak ele alınmıştır.
Bu bağlamda yapının konumlanacağı çevrenin topografik yapısı ve karakteristik
formuna yanıt verecek şekilde biçimlendirilmesi öngörülmüştür. Emirgan
Korusu'nun yoğun peyzajının Boğaz siluetindeki yeri göz önünde bulundurularak
yapı Emirgan Korusu ile Sahilyolu aralığında sınırlandırılmıştır.
Tasarımın konumlanması, İstinye'nin iç olma özelliğine göndermede
bulunan ve farklı açılımlara imkân veren 3 ana akstan oluşturulmuştur.
Kentle kurduğu ilişki bağlamında aksların çeperlerinde konumlanan
aralıklar tasarımlanmıştır. Yapı, taşıyıcı strüktürünü çıplak olarak
sergileyen bir yapıyla iç ile dış arasındaki ilişkiyi tanımlı kılmıştır.
Strüktür bütünüyle taşıyıcı niteliğini algılatırken, iç mekânda tamamı
ile dıştan soyutlanmış ve sergilenen nesne ile özneyi karşılaştırırken
mekânın etkilerini minimuma indirmeyi amaçlamıştır. Sergileme alanlarının
çeperleri; kıyı ve denizle ilişki kuracak şekilde şeffaf ve kamuya
açık programları barındıracak şekilde tasarımlanarak bir iç yaratılmıştır.
Müze programının içe dönük yapısına hizmet edecek mekânlar tamamıyla
çift cidarlı, çeperleri ve yapının denizden algılanan yüzeyleri şeffaf
olarak tasarımlanmış, kamuya hizmet edecek programları barındırması
öngörülmüştür. Sergileme ortamları, farklı bakış noktalarından bütün
nesnelerin bir arada algılanmasına yönelik bir izleme ortamı sağlaması
amacıyla birbirini takip eden eğimli yüzeyler olarak tasarımlanmıştır.
Duraklama noktalarının kafeterya ve satış programları halinde tasarımlanmasıyla,
müze, gündelik yaşamın bir parçası olarak yeniden ele alınmıştır.
|
| Jüri
Görüşü |
| Gerek yer ile ilgili zorlukları (kıyı
şeridi ve koru arasında sıkışık ve ince uzun bir alan), gerekse programın
çeşitliliğinden kaynaklanan problemleri çözmekte başarılı olduğu düşünülen
tasarımda; özellikle kıyı şeridinin kullanımı ile ilgili öneriler
ve bunların sergi salonları ile bağlantısının ve sürekliliğinin sağlanabilmiş
olması başarılı bulunmuştur. Gereksiz ve abartılı yaklaşımlardan uzak,
gövde gösterisi yapmak yerine mekânsal kaliteyi ve ölçekli ilişkileri
önemseyen yaklaşımları ve genel anlamda başarılı yerleşimi ile birinci
ödüle layık görülmüştür. |
|