2.Mansiyon Ödülü

İstanbul Modern Sanatlar Müzesi
Öznur ERBOĞA
İstanbul Teknik Üniversitesi

Proje Raporu
Bu müzenin tasarım ilkelerinin özünde, çağdaş sanatın üretilmesi ve anlaşılması işlevini gerçekleştirecek modern sanat müzesinin, bulunduğu arazinin olanaklarını sonuna kadar kullanıp mevcut yeşil dokuyu da koruyarak sanatı İstanbul gündelik yaşamının içine katabilme çabası yatar.
Bu amaçla tasarım park ile bütünleşir ve projenin planı aslında arazinin kendisi olur.
Araziye yerleşim Divan Oteli'nden proje arazisine doğru inen aksı olabildiğince "açık" tutarak, tasarımı yeşil ve maviyle birarada algılatabilme, arazinin eğimi kullanılarak projeyi uygun kotlara yerleştirebilme ve mevcut yeşili koruma çabasını yansıtır.
Tasarım, arazi verilerinden ve çevresindeki yapılardan referans alarak onlara yanıt veren, yükselen veya alçalan, aynı karaktere sahip duvarlardan ve arazinin eğimi kullanılarak toprak altına yerleştirilmiş mekânlar ile arazide yaratılmış meydanımsı boşluktan oluşur.
Müzenin parkta ve toprak altındaki mekânlarda farklı giriş/çıkışları vardır. Bu sayede tek bir ana girişte oluşabilecek insan yoğunluğu hafifletilmiştir.
Müzenin kalıcı koleksiyonunun sergilendiği koridora +47.50 veya park kotundan giriş yapılabilir. Temelde geçici koleksiyonları barındıracağı düşünülen koridora ise parktan giriş verilmiş, aynı zamanda ara galerilerle +37.00 ve +42.00 kotlarında kalıcı koleksiyon koridoru ile bağlantı sağlanmıştır. Ara galeriler ile farklı dönemlerdeki farklı yapıt yoğunluklarına yanıt verilebileceği düşünülmüştür. Ziyaretçinin kendisine ait bir rota kurgulaması, farklı giriş-çıkışlar ve ortak galerilerle mümkün olacaktır.

Müzenin +47.50 kotundaki ana giriş atölyeler, kütüphane, müzeshop, yönetim, restorasyon, depo ve sosyal etkinlik mekânlarını birbirine bağlar. Bütün teknik personel ayrı bir girişle yapı içerisine alınır ve ana girişle ilişki kurmalarına gerek kalmadan ilgili bölümlere ulaşabilirler.
Yapıtlar müzeye büyük araçlarla getirilir. +46.00 kotundan rampa ile +37.00 kotundaki otoparka ulaşan araçtaki yapıtlar yük asansöru ile depolara ulaştırılır ve depolarda bir süre dinlendirilen yapıtlar asansör veya galeri koridorları çatısına yerleştirilmiş özel vinç sistemiyle mekânlara taşınır. Depolar ile restorasyon/bilgi-belge bölümlerinin ilişkisi yalnızca bu birimlere ait iç sirkülasyonla sağlanmıştır. Ayrıca idari birimlerle öteki birimler arasındaki ilişkinin hem dışa dönük, hem içe dönük bir şekilde sağlanabiliyor olmasına dikkat edilmiştir.
Müze atölyelerinde düzenli olarak gerçekleştirilecek çalışmalar açık alan veya müze içindeki atölye sergi alanında sergilenebilecektir.
Arazide yaratılan meydanımsı boşluğa cephe vermiş kafe ve restoran, açık alandaki etkinlikleri ve müze yoğunluğunu olumlu yönde besleyecektir.
Müze açık alanlarının sergileme/workshop gibi etkinliklerin yanısıra ana girişe ait kırılan duvarların beyaz perde gibi işlev görebileceği düşünülerek, film gösterimlerine de evsahipliği yapabileceği düşünülmüştür.
Bu meydanımsı boşluk müzeye ait bütün işlevlerin odak noktası gibidir ve bu odak noktasının müze işlevlerini beslerken, insanları müzeye çekebilecek potansiyeli de yaratabileceği düşünülmektedir.
Bu noktada Taksim'deki yoğunluk, çevre oteller, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin varlığı önem taşımaktadır.
Müzenin taşıyıcı sistemini, galeri koridorlarında çelik kolon ve yüksekliği 90 cm olarak düşünülmüş çelik kirişler, gömülen kısımlarda ise betonarme perde duvarlar ve perde duvarlara sabitlenmiş çelik kirişler oluşturacaktır.
Galeri koridorlarında cepheyi fiberglass katkılı kompozit paneller oluşturacaktır. Bu sayede galerilerin yüksek duvarları gece olduğunda birer kent feneri işlevi görecektir. Bu durum tasarım sürecinde, "müze 20. yüzyılın potansiyel sanat yapıtı mıdır, yoksa sergilediği yapıtlara yansız bir ortam sağlamaktan öteye gitmemeli midir?" tartışmasında bu projenin aldığı tavrı desteklemektedir.

Jüri Görüşü
Yapı plastiği, kent-kütle ilişkileri, mekân kurgusu ve özellikle araziyle kurduğu ilişki ve dış mekân tasarım bağlantıları olumlu bulunmuştur. Özellikle proje sunumunda takındığı tavır çok eleştirilmiş; yapı elemanlarının tariflerinde eksiklikler dikkati çekmiştir.