1.Ödül

Müzik Merkezi
Ali ÇALIŞKAN
Uludağ Üniversitesi


Proje Raporu
İnsan etmeninin kentte yarattığı düzensizlik ve karışıklık yaşamımızın önemli bir parçası olan fark etme içgüdüsünü giderek yok etmeye başlamıştır. Günlük yaşamın koşuşturmacasında çevremizi saran kentin önemi kalmamış, yaşamımızın ondan beslendiğini unutmuş ve kendimizi yine kendimizin yarattığı kaosun içinde yitirmişizdir.
Bu nedenle proje yalnızca işlevsel gereklilikleri değil, kent ve insan olgusunu kapsayıp, bu üç öğenin -müzik, kent, insan- kendi içindeki kurgusunun yeniden yorumlanmasını sağlayacaktır.
İlk düşünce: her birini ayrı ele alıp barındırdıkları karakteristik özellikleri sorgulamaktı.
Bulunan bütün özellikleri birbiriyle doğrudan ilişkileri olarak ya da olmayarak iç içe giren ve birbirlerinin biçimlendirme öğelerini kendi biçim dilleri içinde eriterek bütünleştiren bir kompozisyon oluşturmaktı.
Amaç: bu üç öğenin dönüşümlü olarak birbirini tamamlamasıydı.
  • Kentin insan ile müziğe geri dönüşü
  • İnsanın müzik ile kente geri dönüşü
  • Müziğin kent ile insana geri dönüşü
    Bu varyasyonlar sonucunda dönüşüme yardımcı temel öğeler belirlendi. Bunlardan biri ve en önemlisi; üzerinde devingenliğin sağlandığı ve arazi coğrafyasına paralel kentsel döşeme olgusudur. Döşeme öncelikle kente ait bir promenad olarak başlar, üzerinde yürüdüğünüz yer size hissettirmeden yapının zemini halini alır ve sizi içerideki devingenliğe dahil eder. Neye ait olduğunuzu anlamadan farklı noktalarla yüz yüze gelirsiniz. Ve artık hem mimarlığın (kentin), hem de müziğin kompozisyonunun bir parçasısınızdır.
    Bir başka önemli olgu ise; bir anlamda içe çekilmeyi destekleyen kent zemininden iz alarak yapının üstünü örten kentsel çatı oluşturulmasıdır.
    Bu oluşumlar sonucunda yapı yalnızca kentten çıkan bir sirkülasyon alanı değil, içinde doğmasına, büyümesine ve yaşamasına izin verdiği müziğin armonisini yansıtan, insana ilişkin ve onun ruh halleriyle bütünleşik hareketlere olanak tanıyan bir metabolizmadır.
  • Jüri Görüşü
    Arazi ile ilişkili su ve topografik yaklaşımları olumlu bulunmuş; yeni mekân arayışları ve buna bağlı mimari çözümlerindeki duyarlılık takdir edilmiştir. Fakat özellikle nehir kenarındaki bazı açık alanların kimlikleri eleştiri konusu olmuş; iç ve dış mekânlarla ilgili net olmayan, proje ifadesinde eksik sunumlar gözlemlenmiştir.