|
JÜRİ GÖRÜŞÜ
İstanbul Söğütlüçeşme Transfer Merkezi çok yoğun bir kent odağının ele alındığı ve işlevin çok baskın olduğu bir proje. Böylesine büyük ölçekli ve sıklıkla nitelik değiştirebilecek bir problemin ele alınışında, kesin bir mimari program ve çözüm önerisi yerine bir tasarım yöntemi ve model önerisi getirilmesi doğru bulunmuştur.
Zaman içerisinde oluşabilecek ve değişebilecek ihtiyaçlara getireceği çözümlerle ilgili ipuçlarının başarıyla sunulduğu projede fikirsel altyapı ve araştırma üst düzeyde bulunmuş ve proje 2. ödüle layık bulunmuştur.
Bu proje gücünü kompleks bir probleme verilebilecek en basit ve dolaysız cevabı vermesinden alıyor. Kent içinde tek bir yere özel ve tek seferlik bir programın kurgusunu, eldeki mimari pratiklerle tariflemek yerine bu pratiklerin ve kalıpların dışına çıkarak yaşamın kendisine bırakıyor. Araç ve insan akışlarının ilişkileri gibi oldukça harekete dayalı bir sorunsalı, yine bu akışların sağladığı hareketle çözüyor. Ortaya çıkan yapı, bir anlamda tüm bu hareketin somutlaşmış hali. Alışıldık mimari pratiklerin dışında, sanki mimari öznenin yokluğunda kendiliğinden ortaya çıkmış gibi görünen bu kurgu aslında tam da bu tip kaotik problemlerin çözümünde mimari öznenin durması gereken noktaya işaret ediyor. Ayrıca tüm bu kurgunun ifade edilişindeki heyecan çok etkileyicidir.
Proje, alana sınırları kesin ve somut bir yapı önerisiyle yaklaşmayarak bu alanda esnek ve değişken kullanımı sağlayan cesur bir tavır sergilemiştir. ‘Hız ve hareket sürekliliği’ kavramları doğrultusunda kullanıcı ihtiyaç ve kararlarına göre zamanla kendini tamamlaması ve şekillendirmesi planlanan bu projenin ucu açık ve gelişebilir özgür tavrı ve tasarıma yaklaşımı doğru bulunmuştur.
Son derece karmaşık ve yoğun bir programa verdiği özgün yanıt övgüye değerdir. Oluşturduğu yapılaşma kentte yeni ve heyecan verici mekânlara olanak verebilecektir. Grafik sunumu özgün ve son derece başarılıdır.
|